Browse > Home / Alper Tüydeş, Yazar / Antakyanın Güvercinleri

| Subcribe via RSS

Antakyanın Güvercinleri

Nisan 10th, 2010 Posted in Alper Tüydeş, Yazar

antakyanin-guvercinleri

Alper Tüydeş / Bir gezginin yazıları

Özellikle farklı kültürleri barındırmasıyla oluşturduğu mozaik ile sıkça anılan Hatay’ın bir başka farklılığı daha var.  Hatay’da bulunmayan kişilerin pek bilmediği, duymadığı ama küçümsenmeyecek kadar büyük değer sahip bir bağımlılığı var. Güvercinler… Peki, ama bu fark ne? Güvercin her yerde besleniyor, neden Hatay? Bu hafta ki yazımda bunları ayrıntısıyla aktarıp muhteşem bir görsel şova tanık olacaksınız.a2

Birçok dini, ırkı kültürü aynı anda yaşayabileceğiniz bir yer olan Hatay’da güvercin yetiştiriciliği de aslında başlı başına bir kültür olmuş. Yılların süre getirdiği yöntemlerle kuşlar coşkuyla uçurulup şefkatle besleniyor. Sahipleri adeta güvercinlerinin üzerine titriyor.

a3

Ben bu haber için İnternet Gazeteciliği ve Yayıncılığı’nda benimle birlikte okuyan bölüm arkadaşım Murat Arifoğlu ile birlikte yola koyuldum. Öyle bir yer bulmalıydım ki, haber de vurgulamayı planladığım Hatay’ın tarihi zenginliklerinin yanın da bir de güvercin olmalıydı. İkisini de fotoğrafta aynı kareye sığdırmalıydım bu haber için. Fotoğraf haberi anlatmalıydı…

a4

Hatay’da güvercin besleyen bir tanıdığım yoktu. Ama Hatay’ın hoşgörü kenti olması lafta kalmıyor gerçekten de. Hatay’ın tarihi ve dini simgelerinden biri olan Habib-i Neccar Camii karşısında 60 kadar güvercinin uçtuğunu gördük. Ve hemen o yöne doğru gidip güvercinlerin beslendiği çatıyı bulduk. Daha biz fotoğraf çekmek için el işareti yapacakken hoşgörü kentinin hoşgörülü insanı bizi güvercinlerini beslediği çatıya davet etti. Böylelikle Türkiye’nin en eski camii’nin karşısında muhteşem kareler yakalamama vesile olan Erdinç Aydın’ın misafiri olduk…

a5

Uzun yıllardır güvercin uçuran Erdinç Aydın’ın, 45 çift güvercini var. Habib-i Neccar camii’nin karşısında ki apartmanın çatısını tamamen güvercinlerine ayırmış. Güvercin yetiştiriciliği Antakya’da bir hastalık değil kültür diyor. Ve bende bu cümlesine aynen katılıyorum. Barışın sembolü olan güvercinler, Hıristiyanların, Alevilerin, Sünnilerin, Arapların, Ermenilerin, Türklerin kardeşçe barış içerisinde yaşadığı Hatay’ın semalarında uçması aslında anlamlı bir kompozisyon oluşturuyor. Özgürlüğün ve barışın sembolü olan güvercinlerin kanatlarının altında yaşayan barış, kardeşlik.

a9

Antakya’da taklacı kuşlar değil savaşan kuş önemlidir. Bakmayın savaş kelimesinin geçtiğine, savaş diye tabir ettikleri şey güvercinin gökyüzünde uçmak için verdiği mücadele. Bir kuş gökyüzünde ne kadar çok uçuyorsa, o kadar savaşıyor demektir. Burada güvercinin takla atması, havada zarif hareketler yapması önemli değildir. Önemli olan tek şey kuşun uçma özelliğidir. Uzun süre uçan kuşlar makbule geçer. Kuşun piyasa değeri 5 lira olabilir ama eğer o kuş gökyüzünde uzun süre kalabiliyorsa piyasa değeri 20 katı, sahibinin gözünde ki değeri ise paha biçilmezdir.

a10

Antakya’da her sokakta  5 kişiden biri güvercin yetiştirmekte. Bu yetiştiricilik hiçbir zaman ticari amaç gütmüyor. Tamamen keyif veren bir gereksinim niteliğinde besleniyor hepsi. Tabi her işin olduğu gibi bu işin de raconları var. Mesela beslediği güvercin uçmak için kümesinden kalktığı anda o güvercin benim değildir diyor Erdinç Aydın. Ta ki gelip yine o kümese konana kadar. Zaten mecbur kalmadıkça da hayvan başka bir yetiştiricinin kümesine girmez diye de ekliyor. Ama yine de karar güvercinin. Beğenmezse yetiştirilme şeklini, sahibinin eyvallah’ı ile kendini başka bir yetiştiricin kümesine atabiliyor.

a12

Antakya’da genelde erkek güvercinler uçurulur. Günün belirli saatlerinde antrenman niteliğinde kısa uçuşlar yaptırılır güvercinlere. Akşamüstü olduğunda ise tüm güvercin yetiştiricileri aynı anda güvercinlerini uçururlar ve arkalarından ıslık sesleriyle ürküp yükselmesini sağlarlar. Islık bu konuda önemli, zaman zaman hayvanlar yemlenirken bile dışarıdan gelen bir ıslık sesiyle kendilerini gökyüzünde buluyorlar. Bazı yetiştiriciler ise ıslığın yanında uzun saz sopalarının ucuna bağladıkları çuvalı (Yerel tabirler flama) güvercinlerinin kaldırdıktan sonra çatıda sürekli sallayıp hayvanların ıslık haricinde de ürküp yükselmelerini sağlıyor.

a13

Akşamüstü uçurulmaya başlayan güvercinler gökyüzüne yükseldikçe diğer güvercin yetiştiricilerinin çatılarından kalkan güvercinlerle birleşiyorlar. Farklı çatılardan kalkan güvercin grupları gökyüzünde birleşerek toplu halde uçmaya başlıyorlar. Bu şekilde gökyüzünde binlerce güvercin akşam saatlerinde bir arada uçuyorlar. Ve kalktıktan 2–3 saat sonra gece yuvalarına geri dönüyorlar. Bu her gün tekrarlanan geleneksel bir kültür hareketi denebilir. Yıllardır güvercinciler bu faaliyeti her gün aynı saatlerde yapıyorlar. Ve her gün, akşam uçarı diye tabir ettikleri bu uçuş sonrasında güvercinler hava karardığında gökyüzünde alçalarak kendi çatıları etrafında bir iki tur attıktan sonra kendi yuvalarına giriyorlar. Bu sadece Hatay’da yapılan ve çok eski zamanlardan kalma bir gelenek. Ve bence birbirinden farklı çatılarda yetiştirilen bu kadar kuşun koordineli bir şekilde her gün aynı saatlerde uçurulup gökyüzünde binlerce güvercinden oluşan bir sürü haline gelmesi izlenmesi nadir olaylardan biri. Ve bu kadar kuşun hava karardığında diğer kuşlara karışmadan kendi evlerinin yolunu bulup dönmesi ise ne kadar dostça bir hareket…

a22

Antakya’da beslenen güvercin cinslerinden en önemlilerini sıralamak gerekirse şami, kırmızı nakışlı, ispir, mavi güllü, kırmızı memerdi, posta, kırmızı Macar, karagüllü, göğ gümüş kuyruk, siyah gümüş kuyruk, sarı macar, ispir bağdadi, kırmızı müsevet ilgi gören cinslerin başında gelir. Hatay’ın ise kendine özgü bir cin güvercini olmadığı söylense de zaman zaman Karagüllü cinsinin Hatay’ın kuşu olduğunu duymak mümkün.

a24

Antakya’nın Suriye ile olan yakınlığı güvercin besleyenleri de olumlu yönde etkiliyor. Önceden sınırdan güvercin geçirmek sorun olmuyordu. Her ne kadar yasak olsa da gümrük görevlileri güvercinleri görmemezlikten geliyordu fakat son yıllarda bu konuda taviz verilmemesi Hatay ve Suriyeli güvercin yetiştiricilerini de olumsuz yönde etkiledi.

a26

Antakya’da güvercin yetiştiricilerini sosyal anlamda destekleyen 3 dernek bulunmakta. Ayrıca bazı kuşçular kıraathanelerinde de güvercin yetiştiricileri toplanıp kuş alım satımı yapabiliyor.

a27

Antakya’da güvercin aksesuarları da çok rağbet görüyor. Yalnızca erkeklere takıldığını söylüyor Erdinç Aydın. Bu aksesuarların en çok tercih edileni kuşun ayaklarına takılan ve uçtukça öten bakır zil ve kulaklarına takılan küpeler. Dişilere bu aksesuarların takılmamasının sebebi ise uçuşlarını etkiliyor olması. Bir tek burada rastladığım bu aksesuar güvercinleri gerçekten çok asil gösteriyor.

a28

Antakya’da bu zamanlar da güvercinler pek uçurulmaz. Çünkü mevsim değişikliliğinden dolayı kışlık tüylerini dökerek yazlık tüylerine geçiş evresini oluşturduğu zamanlar bahar ayları. Bu aylarda başlayan tatil eylülde son buluyor. Tatil diyorum çünkü bu zaman zarfında güvercin yetiştiricileri güvercinlerinin dinlenmesi için kuşlarının kanatlarındaki tüylerini kesiyorlar. Eylül gibi ancak çıkan yeni kanat tüyleriyle birlikte güvercin hiç uçmadığı için kışın yorgunluğunu üzerinden atmış oluyor ve dinç bir şekilde eylülden sonra yeniden gökyüzüyle kavuşuyor.

a29

Her ne kadar resmi bir sayı olmasa da Türkiye’de en çok güvercin yetiştiricisine Antakya’nın ev sahipliği yaptığını söylen Erdinç Aydın’a bende hak veriyorum. Zaten özgürlüğün ve barışın simgesi güvercinlerin, kültürel barış ve kardeşliğin şehri Antakya’da bu şekilde anılması kadar bu hayvanlara yakışan bir şehir de yoktur herhalde.

a30

Bu gezimizin notu olarak sizlere Antakya’ya yolunuzun düştüğünde diğer turistik amaçlarla gelenlerin yapmadığı bir şeyi yapmanızı ve ilk gördüğünüz güvercinlerle dolu çatıdaki kimseye seslenip kendisinden güvercinleri yakından görmek için müsaade istemenizi öneriyorum. Bakkal’a sigara almaya girdiğinizde bile çay ikram eden bir memlekette bu isteğinizi hiçbir Antakyalı geri çevirmeyecektir. Hoşgörüsüne bu konuda güvenim sonsuz diyebilirim. Birde eğer imkânınız olursa akşamüzeri gözlerinizi semaya dikip gökyüzünde birlikte uçmanın coşkusuyla süzülen renkli barışın sembollerini seyredin. Güvercinler yere inene kadar gözlerinizi alamayacağınız bir seyir olacağına ben şimdiden eminim.

a31

Son olarak Karacabeyblog okurlarının huzurunda gerçek bir Antakya hoşgörüsü ile bizi güvercinleriyle buluşturan Erdinç Aydın’a ve bu haberin hazırlanmasında yardımcı olan Murat Arifoğlu’na teşekkürlerimi sunuyorum.

a32

a33

a34

a35

yavrr

banner-reklam1

One Response to “Antakyanın Güvercinleri”

  1. cemil kuru Says:

    cekmis odugunuz resimler gercekten cok guzel elinize saglık


Leave a Reply


− 2 = üç