Browse > Home / Alper Tüydeş, Yazar / Cennet-Cehennem Çukurları

| Subcribe via RSS

Cennet-Cehennem Çukurları

Mart 24th, 2010 Posted in Alper Tüydeş, Yazar

kapak

Mersin’in Silifke ilçesinde, Silifke’den 21 kilometre uzakta Narlıkuyu köyü civarında bulunan bu devasa ama bir o kadar da doğa harikası çukurlar, çok eskilere dayanan bir tarihe tanıklık etmişlerdir. Medeniyet tarihinin çok eskilere dayandığı bölgede yer alan bu çukurların tarihte geçen adı Korykos’tur. Her biri kayalık, geniş ve büyük çukurdan oluşan bir doğa hazinesi. Tarsus’ta ki Yedi uyurlardan sonra ki ikinci durağımız.. Cennet-Cehennem Mağaraları…

Cennet-Cehennem obrukları doğal çöküntülerle oluşmuş, dik yamaçlı, çok büyük ve derin çukurlardır. Narlıkuyu’da ana yoldan kuzeye ayrılan kıvrımlı yolun 2 km ötesinde önce antik bir kentin kalıntılarına sonra Zeus Tapınağına ve çok tanrılı inanca göre kutsal sayılan bu iki çukura rastlanır. Bu yöredeki Korykos kenti, adını Korykos Burnundan almıştır. Korykos kentinin kuruluş tarihi bilinmemekle birlikte Helenistik çağda, Bergama krallarından birinin kenti kurduğu sanılmaktadır. Kent, Roma İmparatorluğunun egemenliği döneminde önem kazanmış, ancak altın çağını erken Hıristiyanlık döneminde yaşamıştır.

1a

Zaten bölgeye geldiğinizde gördükleriniz size tarihini gayet net anlatmaktadır.. Bölge her ne kadar tarihe tutulan bir ayna olsa da, değerlerimize gösterdiğimiz değeri burada da görmüş bulundum. Eski harabelerin arasında bir sürü gecekondu tarzı evler bulunmakta. Bölgenin sit alanı ilan edilmesi gerekirken (belki de öyle ama görünüm itibariyle olması gereken bir halde olmadığı kesin) yurdum insanı bu tarihi harabelerle iç içe evlerini dikmeyi başarmış.

2a

Virajlarla dolu bir patika yolu aştıktan sonra vardık Cennet-Cehennem Çukuruna. Zeus Tapınağı olarak anılan fakat sadece iki köşesi sağlam bir duvardan ibaret olan tapınağın karşısında yer alan Cennet Çukurunu ilk gördüğünüzde çukurun derinliği sizi baştan çıkartıyor. Devasa büyüklükte bir çukur… Başta cennet-cehennem çukurlarının ormanlık bir bölgede olduğunu duymuştum. Çukurların içini görene kadar bu bilginin yanlış olduğunu sanıyordum. Her yer bizim Taşlık’taki (Bursa/Karacabey’de taşlık ve bodur çalıklıklardan oluşan bir mevkii) gibi kaya ve çalılıklarla doluydu çünkü. Fakat Cennet Çukurunun kenarına gelip aşağıdaki manzaranın seyrine başladığımda bir ormandan daha fazlasını buldum diyebilirim. Muhteşem büyüklükte bir çukur. Dibi yemyeşil çeşitli ağaçlarla örtülü.

3a

Çukurun içindeki kuş sesleri, öyle güzel yankılanıyor ki, büyülenmemek elde değil. Diğer yandan kuş seslerinden baskın çıkmaya çalışan ve yine çukurun içinden gelen şelalenin sesi sizin bu güzelliğe büyülenmeniz için inatçı bir tavırla kulaklarınıza hitap ediyor. Gördüklerimin etkisine kapıldıktan 10 dakika sonra gözümü dev çukurdan alabildim ve yola koyuldum. Çünkü bu sadece tepeden görünüşüydü. Aşağıda dahası vardı. Kuzey tarafında bir patikadan aşağıya doğru inmeye başladık. En geniş iki noktası arasında ki uzaklık 200 metre ve derinliği 90 metre olan çukurun kenarından en derin noktasına inen ve 480 basamaktan oluşan çok eski uygarlıklar tarafından kayalara oyularak yapılmış merdivenleri kullanarak indim.

3a4

Aşağıya indikçe dış dünyadan soyutlaşıp, sanki derinlikteki yeni bir evrene şahit olacakmış izlenimi sarmaya başladı. Çukurun derinlerinde zeminin bu kadar altında bu kadar güzel ve çeşitli bitki örtüsüne, kuş ve şelale seslerine şahit olmak nadir bir olay olsa gerek. Bir tek bu yeşil bahçenin içerisinde salıncakta sallanan huriler eksikti sanki..

4a

Yaklaşık 300 basamak inmiştim ki karşıma eski bir yapı çıktı.. Çok eskilerde İsa’dan sonra 5. ya da 6. yüzyıl içerisinde Paulus adında bir dindar tarafından Meryem Ana adına yaptırılmış bir kilise. Kilise çukurun en derin noktası olan mağaranın başlangıcında inşa edilmiş. 50 metreye yakın bir yükseklikle başlayan mağaranın tam ağzında inşa edilen kiliseye bu sebepten çatı inşa edilmemiş. Ama estetik yapısı cennet çukurunda ki konumuna yakışır haldeydi.

5a

Kilisede verdiğimiz kısa molada bir yandan bu doğa harikasını ve gireceğimiz mağarayı izledik. Diğer yandan da kanser çubuklarımızı tükettik. Böylelikle cennet olarak tabir edilen bir ortamda da kendimizi dumanla zehirleme keyfini de (!) yaşamış oldum..  Kilisenin konumu gerçekten mükemmeldi. Kilisenin doğu tarafında kalan mağara ise simsiyah gözüken girişinde ki boşluktan çıkan buharlarla gizemli bir atmosferde kendisini keşfetmemizi bekliyor..

6a

Cennetteki yolculuğumuzun geri kalan kısmını tamamlamak üzere ayaklandık ve yavaş yavaş mağaraya doğru inmeye başladık. Mağaranın derinliğinin 100 metreden fazla olması ve içerisinde en ucundan çıkan kaynak suyu, içerideki nem oranının oldukça yükselmesine sebep oluyor. Buda mağaraya kaya merdivenlerin müthiş kaymasına sebep oluyor.

7a

Dışarıdan bakıldığında 50 metre çapında ki mağaranın içinin bembeyaz bir buhar tabakasıyla örtüldüğünü hayal edin. Ve bu beyazlığın içerisindeyken geri dönüp baktığınızda yemyeşil bir orman ve yankılanan kuş sesleri düşünün. Ve bu yerin cennet diye anıldığını da unutmayın. Kesinlikle yaşanması gereken türde bir deneyimdi.

8a

Ve Cennetin en sonu. En dibinde nem oranı %80’lere dayansada, yarım kilometre yol yürümüş olsam da,  içerideki aşırı buhardan fotoğraf makinem zarar görse de, aslında Cennet çukurunun, içerisinde bulunduğum mağaranın devamı olduğunu ve çok eski tarihlerde erozyon ile tavanının çökmesiyle oluştuğunu yani her an bu devasa mağaranın da çökme ihtimalinin olduğunu bilsemde,  gördüklerim ve yaşadıklarım bana her şeyi unutturmuştu. Buraya kadar inip Cennet çukurunun en dibinde kaynayan sudan içmemek olmaz dedim ve iki büyük kayanın arasından tazyikli bir şekilde kaynayan sudan içtim. Buraya kadar her şey güzeldi ama ya bunun geri dönüşü…

9a

Tüm bu yaşadıklarımızın unutturamayacağı bir şey vardı fakat ben onu unuttum. Geri dönüş. Aşağı inmesi bile yormuşken nasıl o basamakları tırmanacaktık. O saatten sonra cennet bana cehennem olsa da, başa gelen çekilir dedim ve cennet turumuzu yorgun argın 480 basamağı tekrar geri çıkarak tamamladım.

10a

Cennet çukurundan yaklaşık 100 metrede ilerde de cehennem çukuru vardı. Cennet çukuru adıyla uyumlu bir atmosferdeydi. Rüya gibi yemyeşil ve sadece su ile kuş sesleriyle yankılanan bir yer çünkü. Bu sebepten Cehennem çukuru daha çok merak uyandırdı. Cehennem’e doğru hevesle ve merakla gideceğimi hiç düşünmezdim ama dünya hali. Neyi önüne sunacağı belli olmuyor..

11a

Cehennem çukuru ise cennete oranla daha küçük bir çapa sahip fakat derinlikte ürkütücü boyutta. Cehenneme iniş kayaların dikey olmasından dolayı mümkün değil. Küçük bir balkondan sadece derinliği izleyebiliyorsunuz. Gerçekten korkunç bir görünüme sahip. Az değil 130 metre derinliğe sahip. Ayrıca kayalarda aşağıya doğru indikçe sivrilen sarkıklarda daha bir esrarengiz hava katıyor. Burası da Cehennem olarak anılmakta haklı..

12a

Mitolojide de bir hikâyesi var bu cehennem çukurunun. Olympos’lu tanrılar ile Titanlar arasında çıkan savaşta yenilen Titanlar, tanrıların başı Zeus’un buyruğuyla yerin derinliklerinde tutsak edilir. Toprak ana, Gaia torunları olan Titanların intikamını Zeus’tan almak için bir ejder doğurur. Bu ejderin adı  Typhon’dur.

13a

Gövdesi kabuklarla örtülü, her bir gözü ateş püskürten, geçtiği yeri yakıp yıkan bir ejder. Typhon Zeus’la bir savaşa tutuşur ve büyük bir mücadele sonunda Typhon yenilir ve Zeus onu daha sonra Sicilya adasında Etna Yanardağına kapatmadan önce geçici olarak burada, Cehennem çukurunda tutar.

14a

Fani dünyada Cennet ve Cehennem olarak tek yerde gezi boyunca, buraya gelen tüm ziyaretçilerin yaptığı ortak espriye bende uyarak mizahi bir şekilde son noktamı koyayım… Bu geziden çıkacak sonuç cennet çok güzel. Cehennem ürkütücü. Ama her ikisi de görülmeye değer. (!)

15a

16a

2 Responses to “Cennet-Cehennem Çukurları”

  1. bilge Says:

    bunu dahada beğendm gezip gördüğüm yeri sanki tekrar gezdim çok küçükken gitmiştim ama tekrar gezdim gibi oldum. bence çok hoş yazmışsın kalemine sağlık:)


  2. sedef Says:

    bende küçükkken gitmişim ama hatırlamıyorum tabikide bu sene okulca gittik ve gerçetkende bu doğa harikasına hayran kaldım alper abi senide cennet cehennemin resimlerine bakarken tesadüfen gördüm çok güzel yazmışsın gerçekten ellernie sağlık daha çokk gençsiz ama çok büyük başarılara imza atıyorsun başarılarının devamını dilerim


Leave a Reply


sekiz + = 10