Browse > Home / Sedat Okumuş, Yazar / *Trump’ın dış politikası dünyayı tutsak etmek mi?!

| Subcribe via RSS

*Trump’ın dış politikası dünyayı tutsak etmek mi?!

Ağustos 8th, 2017 Posted in Sedat Okumuş, Yazar

sedat okumuş

Sedat Okumuş – OLAYLARIN İZLERİ

*Türkiye ve Ortadoğu için ‘çok zor’ bir dönem…

Müslüman ülkeleri birbirine düşürecek, onları bölecek; taşeron terör örgütlerine de silah vererek, o ülkelerdeki insanları her gün patlama sesleriyle evlerinden çıkartmayacak ve… Yönetim değişikliğine zorlayacak taktiklerin bir ‘Arap Baharı’ değil de…

Bir ‘Arap esareti’ yaşatacağını… “Ortadoğu ile Arap Yarımadası ve Kuzey Afrika Arap ülkeleri ne kadar anladı?” derseniz; “Herhalde çok azı anlamış gibi görünüyor.” demek sanırım yanlış olmaz.

Geçtiğimiz Mart ayındaki bir köşe yazımda…

“Dinler ve peygamberler tarihinin en önemli merkezi durumundaki Ortadoğu ve Anadolu’da yaşayanlar… Binlerce yıldır ellerinde tuttukları güzellikleri ve Yüce Yaratıcı’nın bu bölgedeki erişilmez nimetlerini, yalnızca ‘birlik ve beraberlik içerisinde’ olamayışları yüzünden…

Her şeyi Haçlı Seferleri gözlüğüyle bakanlara kaptırıyorlar. Güçlü olduklarının ayırdına bir türlü varamıyorlar.

El ele vererek, birlik ve beraberlik içerisinde olunca, günümüzde kendilerine diz çöktürenlere karşı çok güçlü olacaklarının ve tam tersine, emperyalistlere diz çöktüreceklerinin bilincinde değiller.” dedikten sonra…

“Dünyadaki en son teknolojik gelişmeleri izleyebiliyorlar mı?” diye sormuştum.

Çünkü, parayla oynayan, lüks bir yaşam sürdürme merakıyla dünya medyasına düşen petrol zengini Arap ülkelerinin, aşırı mal ve dünya zenginliği sarmalına girdikleri izlenimi doğarken… Diğer taraftan da…

‘Kalkınma ve gelişme’ denilince, İslam âleminde ‘kat be kat göğe yükselen binaların’ birer ‘kibir’ anıtı olabileceği; ‘kibirlenmenin’ ise, dinimizde kullar için büyük günah olduğu ve başlarına birer büyük felaket gelebileceğine inanıldığı gerçeği, “Unutulmuşa benziyor.” diye yorumlanabilir.

***   ***

*AB’den ve Rusya’dan bile endişeli açıklamalar…

Sayın Trump’ın devlet başkanı olmasının ardından, bazı Arap ülkelerine silah satışı yapması, Kuzey Kore ile giderek sertleşen bir gerilime imza atılması, Afganistan ve Pakistan’ı da bu ülkeleri Çin’i denetim altında tutabilmek amacıyla elinde bulundurduğu iddiaları ile…

Kendilerine yandaş olacak kişilerin Afganistan ve Pakistan’da yöneticiliğe getirildiği söylemleri, bırakın Ortadoğu bölgesini…

AB’den ve Rusya’dan bile endişeli açıklamalar yapılmasına ortam hazırlamakta.

Dünyada barış ve huzurun egemen olmasını isteyen herkesin üzerinde ise…

“Böyle bir dış politika dünyada ABD egemenliği altında, diğer ülkeleri tutsaklığa itebileceği gibi, bir dünya savaşına doğru gidişi de hızlandırabilir.” kaygılarına neden olmaktadır.

***   ***

*Kurtuluşun yolu, Türkiye’nin içinde bulunduğu bir Ortadoğu Birliği…

‘Süper güç’ diye adlandırılan, sözde gelişmiş, özde sömürücü devletlerin oyunlarına gelmek istenmiyorsa… Özellikle, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed ümmeti olarak, Türkiye’miz ve tüm Müslüman ülkeler…

Kendi memleketlerinde, ‘yabancıların kölesi olmayı’ kader diye kabul etmek istemiyorlarsa…

Mezhep ve tarikat ayrılıkları ile bölünmeden, el ele, yürek yüreğe bir araya gelmeli, tüm İslam coğrafyasına egemen olmalıdırlar.

Devletimizin kurucusu Büyük Önder, Büyük Dâhi Mustafa Kemal Atatürk’ün…

“Biz Türkler, kendimize güvenip, kudretimizi bildiğimiz için İslâmiyet’in mukaddes yerlerini Musevilerin ve Hristiyanlar’ın nüfuzu altına girmesine engel olacağız. Peygamberimizin de son arzusunu yerine getirip, mukaddes toprakların daima İslam egemenliği altında kalması uğruna kanımızı dökmeye hazırız. Böyle bir durumda, bütün İslam âleminin ayaklanıp, icraata geçeceğine şüphem yoktur.” şeklindeki öğüdü her dönemde geçerlidir.

Trump’ın dünyada silah satışına yöneldiği, kendilerinden silah satın alan ülkeleri ise, koruması altına alacağı imajı verdiği, Kuzey Kore’nin de kendisine karşı diklenmeye başladığı geçtiğimiz Mart ayında…

Köşe yazımı da şu yorumla noktalamıştım:

“Dinine, devletine, milletine ve geleceğe güvenle yürümek, özgürce yaşamak ve topraklarındaki değerleri koruyup, kendisi kullanmak isteyen Ortadoğu ülkeleri için…

Böyle durumlarda, zaman geçmiş değildir. Ortadoğu Birliği kurulma zamanıdır.

Günümüzde Türkiye’yi ve Müslüman ülkeleri sürekli dışlayan, ülkelerinde onlara karşı rezilce uygulamalar yapan… Avrupa’nın göbeğinde Bosnalı Müslüman Türklerin katliamına sessiz kalan… Suriyeli ve Afgan mültecilerin kendilerine gelmesini önlemek amacıyla çeşitli insanlık dışı davranışlar sergileyen Avrupa’nın, emri ve çizmeleri altında ezilmemek uğruna…

Aç ve açıkta, üstelik vatansız kalmamak için…

Gün, birleşme, el ele verme günüdür. Türkiye’miz bu görevi üstlenmelidir.

Her İslam ülkesi bilsin ki…

Dini inançları nedeniyle Arap dünyasından ve İslami değerlere bağlılığından yüzyıllar boyunca vazgeçmeyen Türkiye, böyle bir güçlü birliğin yine en güvenilir ülkesi olacaktır.”

***   ***

*Başbakan Yıldırım’ın endişeleri de unutulmasın…

Kısa bir süre önce, Türkiye’nin eşzamanlı olarak üç terör örgütüyle mücadelesini sürdürdüğünü açıklayan Başbakan Sayın Binali Yıldırım’ın…

“Güney sınırlarımızdaki ülkelerde mevcut olan istikrarsızlık, otorite boşluğu ve iç savaş, terörle mücadelemizin önündeki en büyük tehdittir. Güvenlik esaslı mücadele devam ederken, aynı zamanda ekonomik ve sosyal rehabilitasyon projelerinin de hayata geçirilmesi büyük öneme sahiptir.” sözleri bir endişeyi, o en fazla bilinen endişeyi işaret ediyor.

Daha başka söze gerek yok…

‘Arap Baharı’ yaşamak istemeyen İslam âleminin dikkatine sunulur.

Leave a Reply


+ dokuz = 11